Presse
GIDA TEKNOLOJİSİ – KASIM 2009
SAFKAR yeni hedeflere yürüyor
Otomotiv sektörü bütün dünyada yeniden yapılanıyor. Bu süreçte küresel Pazar üreticileri ile birlikte gelişmekte olan pazarların üreticilerinin de geleceklerini güvence altına aldıkları söyleniyor. Otomotivcilere ana sanayi sistem üreten tedarikçilerin önemi artıyor, ekonomik büyüklükleri ve organizasyonları gelişiyor. Kimi orijinal parça üreticileri, yeni ürünler ortaya çıkarırken gelişmiş yöntemler kullanarak kendileri ile birlikte ürettikleri sistemlere parça sağlayan yan sanayicileri de geliştiriyorlar. Üretim süreçlerinde; kalite güvence sistemlerini ve tam zamanında üretim metotları yerini alırken, Ar-Ge departmanları ve test merkezleri kuruluyor.
Elektrik ve mekanik sistemleri birleştirerek yolculara konfor, taşınan yüke dayanıklılık kazandıran soğutma ve iklimlendirme sistemleri ile SAFKAR, bu gelişmeye iyi örnek oluşturuyor. Klasik pazarları ile birlikte tüm Avrupa ve Ortadoğu’da Türkiye’yi soğutma da lider marka olmak isteyen SAFKAR, yirmi bir yıllık bir dönemde kendine özgü ir teknoloji, üretim ve tesis bütünü oluşturdu. 2009 yılında da Abaş Şirketler Grubu bünyesine katılmasının ardından yeni hedefleri doğrultusunda yeniden yapılanmaya giden SAFKAR, bu işe yeni Genel Müdür Doruk Aydın yönetiminde stat verdi. Doruk Aydın; tedarik zincirini daha da güçlendirecek, global ölçekte servis ağını genişletecek ve yetkin Ar-Ge ekibi ile proje ve teknoloji geliştirme parteri olarak SAFKAR müşterilerinin yanında aktif bir şekilde yer alamsını sağlayacak.
Ticari araç klima ve soğutucuları ve raylı sistem çözümlerinde lider marka SAFKAR sektöründe bölgesel liderliğe oynuyor. Bu yıl Abaş Grubu bünyesine katılarak, yeniden yapılanan SAFKAR, Ar-Ge merkezi olabilme yolunda Türkiye genelinde değerlemeye alınan 18 şirket arasında yer alırken, İzmir bölgesinde bu belgeyi almaya hak kazanan tek firma oldu. SAFKAR Genel Müdürü Doruk Aydın ile SAFKAR’ın hikâyesini konuştuk.
Frigorifik soğutucu sistemleri, ticari araç sistemleri, raylı sistem klima sistemleri ile ambulans, askeri araç ve iş makineleri gibi özel uygulamalarda göz kamaştıran SAFKAR yıllık 15.000 adet cihaz üretim kapasitesiyle Avrupalı ve ABD’li üreticilere meydan okuyor. Abaş Grubu bünyesine katıldıktan sonra gelişim atağına kalkan SAFKAR başta 60 mühendis ve teknisyenden oluşan Ar-Ge merkezi olmak üzere, hızla genişlettiği Avrupa ve Ortadoğu’daki dağıtım ve servis ağı ile müşterilerine güven aşılıyor.
2009 yılını yenide yapılanma süreci olarak SAFKAR’ı sizden dinleye bilirmiyiz?
SAFKAR, ülkemiz adına önemli bir başarı hikâyesidir. 20 yıl içerisinde Avrupa ölçeğinde, çok az üreticinin içinde bulunduğu bir sektörde Ar-Ge merkeziyle, bayii yapılanmasıyla kendini ispatlamış bir marka durumundadır. Sektörümüzdeki ilk segmentimizde üretim yapıyoruz. Klima sistemleri yolcu taşımacılığında konforu arttırmak için kullanılıyor. İkinci segmentimizde ki frigorifik soğutucular bizim son kullanıcıya daha yakın olduğumuz, bireylere ve filolara doğrudan ürün verdiğimiz bir alan. Özellikle perakende zincirlerinin soğuk zincirde kullandığı yolcu taşımasından çok, gıda ürünleri gibi iklimlendirme taşımada önemli rol oynadığı bir segment. Burada da derin bir ürün portföyümüz var. Üçüncü bir segmentimizde raylı sitem taşımacılığı. Tren ve hafif raylı sistemler için çözümler üretiyoruz. Bunları gerçekleştirirken Ar-Ge ve proje geliştirme gücümüze güveniyoruz.
Genelde her ürün segmenti için belirli üreticiler bulunuyor. SAFKAR ise tüm bu segmentler de ürün portföyü, servis kalitesi ve rekabet gücü kendisini ile kanıtlamış durumda. Çünkü 60 mühendis ve teknisyenden oluşan Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ve TÜBİTAK onaylı Ar-Ge ve test merkezimiz var. Rekabet gücümüz ve Ar-Ge yeteneğimiz farklı segmentlerde pazar payımızı arttırmamızı sağlıyor.
Abaş Grubu ile birlikte SAFKAR önemli bir ivme kazandı. Bu süreci anlatır mısınız?
SAFKAR, Abaş Grubu ile birlikte pazar da daha etkin daha öneli bir noktaya ulaşmak idealinde yoluna devam ediyor. Ben bu sürecin bir parçası olarak SAFKAR’da bulunuyorum. SAFKAR’ın elinde bulunan potansiyelleriyle Avrupa pazarı başta olmak üzere, daha güçlü bir konum elde etmek amacıyla büyük bir heyecanla yola çıktık. SAFKAR’ın oturmuş bir ürün yelpazesi ve yıllar içinde edindiği termodinamik ağırlıklı bilgi birikimi var. Farklı ürünler yapabilecek altyapısı ve güvenilen bir tedarik zinciri var.
Artık klima ve iklimlendirme, soğuk zincirle birlikte ihtiyaçtan çok zorunluluk haline gelmeye başladı. Yasalarla birlikte özel sektördeki müşterilerimiz de buna kasacılar, minibüs ve otobüs firmalarına dikte ettiriyor. Dolayısıyla yukarı doğru giden bir trendin içindeyiz. Kolay bir iş değil, çünkü iş ürünü üretmekle bitmiyor. Ürünün arkasında durmamız, servis ağınız güçlü tutmanız çok önemli. Avrupa bölgesinde ki bayii teşkilatımız ve Ortadoğu bayii teşkilatımız hızlı bir şekilde büyütmek istiyoruz. Bu yıl sona ermeden Almanya’da bir yedek parça ve iş geliştirme merkezi kurmuş olacağız. Ar-Ge gücümüzün yanında kültürel ve vizyonel olarak müşterilerimizin beklentilerine uygun, yaşayan bir kurumsal kültür inşa etmek istiyoruz. Bunu yaptığımız sürece, SAFKAR’ın başarısı daimi olacak ve gelişen pazarda büyümemizi sürdüreceğiz. Raylı sistemler alanında da Türkiye’nin yanı sıra Yunanistan, Malezya, Bulgaristan ve İran gibi pazarlarda büyümek istiyoruz. Hem coğrafi olarak hem üründeki uzmanlığımız ve yeni müşteri kazanımlarımızla genişlemeyi önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.
Kendimizi Türkiye ile sınırlı tutmuyor, bölgesel hedefler koyuyorsunuz. SAFKAR’ın Türkiye’deki konum nedir?
Evet, SAFKAR olarak kendimizi Türkiye ile sınırlamıyoruz. Konuya, bölgesel pazar olarak bakıyoruz. Avrupa ve Ortadoğu coğrafyasında en önemli üreticilerden biriyiz. Dolayısıyla bizim pazarımız Avrupa ve Ortadoğu. Bunun yanında İran’a 1000’inci soğutucu cihazımızı teslim etmiş durumdayız. Türkiye pazarında %70 civarında dominant olarak yer aldığımız ve almaya devam edeceğimizi söyleyebilirim. Ürün gamımıza önümüzdeki süreçte yeni cihazlar ekleyeceğiz. Bu gün özellikle soğuk zincirde ve zincir marketlerde yıllardır en yüksek performansla çalışan ürün gamımız sayesinde tartışmasız SAFKAR tercih edilmektedir. Ülker, Pınar, Sütaş, Migros, Bim, CP Piliç Eti, İkbal, Yorsan, Eker, Aytaç, Namet, Türk Hava Yolları, Netlog gibi sayısız marka ile lojistik ve doğrudan çalışıyoruz. Şunu da söylemeliyim ki; sadece ürünü geliştirmekle yetinmiyoruz bu ürünün performansını ve sunduğu özellikleri bir adım ileri götürmek için önemli Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Mesela Datalog kullanılması ile ilgili frigorifik ürünler de Ar-Ge incelememiz devam ediyor. Satış sonrasında da ekiplerimiz, sorunu yerinde dinliyor, çözümleri de yerinde gerçekleştiriyorlar. Bu bilgileri de, ürünlerimizi geliştirme fırsatı olarak görüyoruz.
İhracat ve satış sonrası ağınızın da güçlü olduğunu biliyoruz bu konu da neler söylersiniz?
Bayii altyapısı açısından Doğu Avrupa ve Ortadoğu’da iddialıyız ancak Malezya’ya kadar uzanan sevkiyatlarımız var. Bu gün itibariyle doğrudan ihracatımız toplam üretimimizin %10-15 oluşturuyor. Türkiye’de servis verdiğimiz ürünlerin ağırlıklı bir bölümü de aslında yurt dışı trafiğinde yer alıyor. Amacımız, satış sonrasında ki yapılanmamızı hızlı bir şekilde genişleterek ayak izlerimizi daha etkin şekilde uzaklara taşımak. Avrupa’da çok ciddi rekabet avantajlarımız var. Toplamda 96 servis merkezimiz var, bunun 60’ı Türkiye’de. Hedefimiz, Türkiye’de ne kadar etkinsek, Almanya’da da, İtalya’da da, Fransa’da da o kadar etkin olmak. Başarının anahtarı bu. Satış sonrası ürünün arkasında güvenle durabilmek, satış prosesini hem rahatlatıyor hem de müşteriyle uzun bir birliktelik sağlıyor.
Gıda sektöründe çok önemli markalarla çalışıyorsunuz. Tercih edilme nedeninizin altında ne yatıyor?
SAFKAR gibi bir şirketin varlığı Türkiye için bir şans. Müşterilerimize proje geliştirme fırsatı sunuyor olmamız da başka bir avantaj. Özel kullanım ihtiyaçlarına göre ürünleri modifiye edebilecek hızlı ve esnek bir Ar-Ge yetkinliğimiz var. Yerimizde durmuyor ve alternatif çözümler üretmek amacıyla müşterilerimizle, yan yana kol kola çalışıyoruz. Soğuk zincir konusunda da müşterilerimizi ve müşterilerimizin müşterilerini bilinçlendirmek için her türlü desteği sağlıyoruz ve sağlamaya devam edeceğiz. Türkiye ve yurt dışındaki bayilerimize ve servislerimize sektör hakkında, ürünler hakkında, kritik kontrol noktaları hakkında detaylı eğitimler veriyoruz. Yine ortaya koyduğumuz önemli özelliklerden biri, müşterimizin müşterisi için de satış sonrası desteğimizi esirgemiyoruz. Çünkü soğutucu, önemli bir maliyet unsuru ve konfordan çok özellikle sermayenin taşıdığı gıda konusunda bir zorunluluk. Bu arada ürünün hata yapma şansı yok. Bu bakımdan SAFKAR gönül rahatlığı ile tercih edilen markadır.
Rakiplerinizden nasıl farklılaşıyorsunuz?
Türkiye ve Avrupa’da pazarı tarihsel olarak domine etmiş Avrupalı ve ABD menşeli üreticiler var. SAFKAR olarak ortaya koyduğumuz ürünlerin güvenilirliği, performansı ve satış sonrasında ki yarattığımız güven ve destek rekabet gücümüzle birleştiğinde ideal bir çözüm olarak ortaya çıkıyoruz. En büyük avantajımız, teknolojiyi hem takip ediyor hem de yaratıyor olmamız. Bu anlamda progresif bir şirketiz. Aynı segmentte ürün çıkaran başka üreticiler olsa da, hızlı bir şekilde farklılaşabiliyor olabilme yeteneğimiz, pazarda lider konumumuzu ve Avrupa çapında önemli üreticilerden biri olma şansımızı sağlıyor.
Gelecek yıla ilişkin beklentileriniz, yatırım planlarınız arasında ne var?
2009 yılını yeniden yapılanma ve yapısal hazırlıklarımızı tamamlamaya adadık. Önceliklerimizden biri, Ar-Ge yetkinliğimizi daha da ileriye taşımak. İkincisi daha efektif bir şekilde pazara yayabilmek. Bu da bayii teşkilatları ve satış sonrasına verdiğimiz önemle olacak. Üçüncüsü de tedarik zincirimizi daha da güçlendirmek. Almanya’da çalışmaları süren dağıtım merkezimizi yılsonuna kadar tamamlamayı planlıyoruz. Çünkü bu bölgede satış sonrasın da daha aktif olmak istiyoruz. 2010 ve sonrası içinse, servis verdiğimiz her segmentte rekabette bizi farklılaştıran üstün yönlerimizi daha etkin bir şekilde ortaya çıkarıp SAFKAR’ı layık olduğu büyüklüğe ulaştırmak.
Haberin ayrıntıları için tıklayınız.





